"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@ivansshatov

Mourinho ile söz düellosu

07/01/2018

Bugünün ve belki de tarihin, medyayı en iyi yönlendiren teknik direktörü Jose Mourinho. Ortaya bazı laflar atıyor, isim vermiyor. Üstüne alınan biri olursa da, bu onun için daha kötü sonuçlanıyor. Zeki ve kendisini kontrol edebilen, sakin kalabilen rakipleri, Mourinho'nun iğnelemeleri karşısında ölü taklidi yapıp en doğru yolu bulurken, Conte gibi bazı agresif teknik adamlar ise onun akıl oyunlarına alet olup şirazeyi kaydırabiliyor. Conte - Mourinho söz düellosu bugün zirveye çıktı ama aslında daha geçen yıl başlamıştı.

Bu sezon Manchester United'ta her takımda olduğu gibi bazı sakatlıklar yaşandı ve Mourinho bu sakatlıkların yaşandığı dönemde her maç öncesinde ve sonrasında aynı şeyleri söyledi. "Çok fazla sakatımız var ama biz bunu mazeret edecek takım değiliz", "Sakatlarımız çok ama ben, bazıları gibi çok sakatım var diye ağlayacak bir hoca değilim" bu ifadeler o dönem neredeyse her gün Mourinho'nun ağzından dökülüyordu. O kadar kurnazdı ki, "Çok sakatım var diye ağlayacak değilim" deyip aslında sabah akşam ağlıyordu. İngiliz spor basınında en büyük gündem maddesini 'Manchester United'ın sakatlıkları' haline getirmişti ve 'bazıları' diyerek kastettiği ismin Conte olduğunu herkes biliyordu. Oyunu o kadar kurnaz oynuyordu ki, oltasına takılan medya "Evet ya Manchester United'ın çok sakatı var" noktasındaydı ve "Evet Conte gerçekten çok mazeret üretip, ağlayan bir teknik adam" diyorlardı.

Conte bu yönlendirmeleri nasıl karşılayacağını bilemedi. Klasik bir Akdenizli gibi davranıp soğukkanlılığını koruyamadı ve saçma bir çıkış yaptı ve agresif bir tarzla "Mourinho, Chelsea'da neler olduğuyla çok ilgileniyor. Geçen sene de böyleydi. Bence buna artık son vermeli ve kendi takımıyla ilgilenmeli" dedi. Evet, Conte zokayı yutmuştu. Mourinho artık daha çok üstüne gidecekti... Bugün Premier Lig'de 2.'lik yarışında Manchester United ile Chelsea yarışıyor ve Conte, takımından çok basın toplantılarında Mourinho ile uğraşmak zorunda kalıyor. Peki Guardiola ne mi yapıyor? Tek başına zirvede takılıyor... Aslında Mourinho'nun Conte çok sataştığı isim Guardiola ama İspanyol, bu Mourinho denen adamla nasıl baş edeceğini öğrenmiş biri. Derbiden önce Mourinho "City çok güçlü, çok etkili bir takım ama zayıf bir yönleri var, hafif bir rüzgarda dağılabilecek, dengesiz bir takım" dedi. Bu ne kadar da sinir bozucu bir söz. Biz Güneyliler bu söz karşısında hemen gerilir, "Derbide görüşürüz" der gaza geliriz. Halbuki City'nin oyunu gaza gelmemek, konsantrasyonu bozmadan, sabırla aynı doğru setleri oynamak üzerine...

Bunu bilen Mourinho, Pep ile karşılaşmadan önce hep onun ve takımının sinirini bozacak, gerecek şeyler söyler ancak Pep çok zeki bir adam ve bu sataşmalara ölü taklidi yapması gerektiğini iyi öğrendi. Derbiyi deplasmanda kazandı ve puan farkını da açmayı sürdürdü. Geçtiğimiz günlerde Mourinho son bir hamle yapıp "Manchester City lider, çok iyi durumdalar doğru ama kimse onlar kadar para harcayamıyor. Tottenham'dan, Real Madrid'ten, Monaco'dan 50-60 milyon euro verip bek transfer edebilecek güçleri var, bizde öyle bir güç yok" dedi. Aslında bunun bir çarpıtma olduğunu herkes biliyor. Bek transferinde durum böyleyken, Mourinho Zlatan'a yıllık 20 milyon euro maaş ve Lukaku'ya da 85 milyon euro bonservis verdirdi. Pep ise 20 yaşındaki Gabriel Jesus'u 30 milyon euroya almakla yetindi. İkisi de iki sezon önce Manchester kulüplerinin başına geçti, Mourinho'nun alım-satım 290.8M bonservis zararı var, Pep'in ise aynı süreçte 332.6M euro... Yani hepi topu 42 milyon euroluk bir fark.

Pep bu sataşmada haklı taraf olsa bile (Pep devraldığında City'nin çok daha yaşlı ve değiştirilmek zorunda olan bir kadrosu vardı üstelik) bu sataşmayı da es geçti. Buna karşın Wenger, bu konuda sürpriz bir çıkış yaptı ve "Ona bakılırsa ben 21 yıldır bu ligde çalışıyorum ve hiçbir sezon en çok para harcayan kulüp olmadım, hep bizden zenginleri vardı ama bazen onları geçip şampiyon olduk, böyle mazeret olmaz" dedi ve Leicester City örneği de bu kadar tazeyken Mourinho bu konuyu şimdilik bir kenara kaldırdı, Pep zaten bu seneyi eline geçirmişti. Portekizli hocanın bu sene, bundan sonraki hedefi 2.'lik için yarıştığı Conte olacaktı...

Geçtiğimiz günlerde bir muhabir, "Artık saha kenarında eskisi gibi hareketli değilsiniz, eski motivasyonunuzu kaybettiniz mi?" diye sordu. Mourinho da "Hayır başkaları gibi saha kenarında palyaçoluk yapmıyorum diye heyecanımı yitirmiş mi olacağım? Sadece olgunlaştım" dedi. Aslında İngiliz basını bu sözleri Klopp'a söyledi sanıyordu ama tabiki kim üstüne alınırsa ona söylemişti. Üstüne alınan da yine bizim Güneyli Conte oldu. "Mourinho'nun geçmişte saha kenarında neler yaptığını biliyoruz, geçmişini unutup insanlara laf atmasın" dedi. Mourinho'nun, Barcelona - Real Madrid maçında Tito Vilanova'nın gözüne parmağını sokmasını kastediyordu muhtemelen... Bu gereksiz çıkış ona pahalıya patlayacaktı.

Mourinho şöyle cevap verdi. "Evet, geçmişte saha kenarında hatalar yaptım ve evet belki yine yapacağım ama daha az hata yapacağım. Lakin, benim asla yapmadığım ve hiç yapmayacağım şey şikeye bulaşıp ceza almak" Herhalde Conte hayatında bundan daha ağır laf yememiştir. Şimdi İngiliz basınında hatırlanıp yeniden konuşulan şey Conte'nin şikeci olup, olmadığı...



GÜNCEL YAZILAR