"Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz."
Muhammed Ali

Yazarlar

Sinan Yılmaz
Sinan Yılmaz
@ivansshatov

Anadolu kulüpleri neden batıyor?

05/01/2018

Gaziantepspor kulübü kapatılmanın eşiğinde, Samsunspor'da dün itibariyle birçok oyuncu serbest kaldı önümüzdeki günlerde takımın neredeyse tamamı serbest kalabilir. Süper Lig'de Antalyaspor'u zorlu günler bekliyor. Karabükspor'da oyuncular ayrılıyor... Bu işte ya bir denetimsizlik, ya hırsızlık, ya da bir kumar var. Sonuçta atla deve değil. Kulüplerin aşağı yukarı gelirleri bir sezon öncesinden belli, o gelir çerçevesinde oluşturulması gereken giderler de dört işlem yapabilecek kadar zekası olan her yönetici tarafından belirlenebilir ancak Türkiye'de oyuncu maaşına ve transfere o kadar çok para harcanıyor ki, kulüplerin gelirleri bunları karşılamıyor. Karşılayamayınca da maaşları ödeyemeyip FIFA'lık olunuyor, puanları siliniyor ve sonunda batıyorlar. Bu son 10-15 yılda onlarca takımın başına geldi. Malatya'lar, Sakarya'lar, Kocaeli'ler şimdi Gaziantepspor'lar falan dolu. Ee bu şaka mı? Bu kulüpleri denetlemek bu kadar zor mu? 2 çözüm var! Ya devlet kulüplere gelirlerinden çok gider yapma kısıtlaması getirip denetleyecek ya da kulüpler özelleştirilecek.

Kulüpleri özelleştirseniz, bu yöneticilerin hiçbiri ama hiçbiri 600-700 bin eurodan fazla maaş verip futbolcu almaz çünkü geliri o kadar. Ne Eto'o izleriz ne Vagner Love ama daha çok Niasse buluruz, daha çok Bajic buluruz, daha çok Geremi çıkarırız. Daha önemlisi Anadolu'dan daha çok Ergün'ler, Ümit Davala'lar, Hakan Ünsal'lar, Tümer'ler falan çıkar. Bu batan kulüplerin iki ana nedeni olmalı. Ya yöneticileri hırsızlık yapıyorlar... Şöyle, menajerler oyuncu getiriyor, oyuncu 300 bin alıyor, onu 1 milyon euro gösteriyorlar. Menajer de 300 alıyor, yöneticiler de 400'ü aralarında bölüştürüyorlar. Bunun yapıldığını Atilla Türker yazılarında sürekli iddia ediyor. 2. bir ihtimal yöneticiler şov peşinde... Gelirin kadar gider yaparsan beklentilerin düşük olmak zorunda. Zamanla oyuncu yetiştire yetiştire merdivenleri teker teker çıkarak büyüyebilirsin... Peki bunu kim bekler? Başkanların seçim süreleri zaten 3 sene. Başkan geliri kadar gider yaparak 3 senede 3 basamak atlayamaz, kendisinden sonra gelen başkanı 'büyük başkan' yapacak temeli atmış olur. Ee o zaman şovu kim yapacak?

İlhan Cavcav yayın gelirleri uçana kadar her yıl 2-3 oyuncu çıkarıp 3 büyüklere satıyordu. Gençlerbirliği en fazla 2005'e kadar futbolcu fabrikasıydı. Sonrasında yayın gelirleri artınca oyuncu yetiştirme felsefesinden uzaklaştılar. Türkiye'de Anadolu takımlarının gelirlerinin artması, Türk futboluna yarar değil zarar getirdi. 1. Lig ile Süper Lig arasındaki gelir farkı açılınca takımlar ne olursa olsun Süper Lig'de kalmalıyım diyerek daha çok transfer yapıp, daha çok gider yarattılar. Maç kazanarak elde edilen gelir, oyuncu yetiştirip satarak elde edilecek gelirin önüne geçince 20'lik oyuncuya sabretmektense hemen fayda verecek 30'luk tecrübeli oyuncu alma yoluna gidildi. Gaziantepspor 2000'lerin başında sürekli oyuncu yetiştirip satmasına rağmen kafaya oynuyordu. Sonrasında sürekli para harcamasına rağmen gün be gün düşen bir takım oldular zira hazıra dağ dayanmaz.

Bursaspor'da Ali Ay'dan önceki başkan döneminde akıl almaz harcamalar yapılmıştı. Ali Ay'ın açıklamasına göre Dzsudzsak maaşı, imza parası, menajer ücretiyle tam 7 milyon euroya mal olmuş! 7 milyon euro ne demek yahu? De Sutter'i, Cuenca'sı birleşmiş milletler gibi her yerden bir adam toplamışlardı ve şimdinin Antalyaspor'u gibi çok maliyetli, çok isimli kadroya rağmen küme düşme potasına gerilemişlerdi. Hamza Hamzaoğlu ve yeni başkan Ali Ay göreve geldiler. Derhal bu aldığı maaşın 20'de biri performans vermeyenler gönderildi ve 2-3 milyonluk yatmaya gelen yıldızlar yerine Hamzaoğlu ne kadar ucuza performans verebilecek adam varsa topladı. 300 bine İsmail, 500 bine Merter gibi oyuncular. İlk sene ligde orta sıralara çıktılar. 2. sene de oldukça ucuza bir kadro kurmak zorundaydılar. 300 - 500 binlik oyuncularla küme düşme hattındaki takımların harcadığı kadar bir bütçe ile sezona başladılar. Bursaspor taraftarı da Ali Ay göreve ilk geldiğinde sürekli destekliyordu. Ali Ay "Vallahi para harcamam, billahi harcamam, menajere zırnık koklatmam" dedikçe taraftar coşuyordu.

5 ay sonra ise 300 - 500 bin euroluk adamlar gelip, geçen senelerin borçları yüzünden ucuz kadro kurulunca "Ucuz etin yahnisi", "Burayı Akhisar'a çevirdiler", "Başkan dediğin elini cebine sokmayacaksa neden geliyor" demeye başladılar. Komik ama gerçek. Küme düşme potasındaki takımların maliyetiyle kurulan Bursaspor ilk devreyi geçen sezon 27 puanla 5. sırada tamamlarken Bursaspor taraftarı Hamza Hamzaoğlu'na Gençlerbirliği deplasmanında küfür ediyordu. Suçu ne mi? 50 milyona 15. olan takımı bir yıl geçmeden 20 milyona 5. yapmak! Hamzaoğlu o küfürlerden etkilenip istifa etti. Sonra yönetim vazgeçirdi derken ipler koptu. O Bursaspor da sonrasında yokuş aşağı gidip son hafta ancak ligde kalabildi. Suçlu Dzsudzsak'lara gelirinin 2-3 katı maaşlar verenler değil, ucuz etin yahnisi ile 5. olan emekçiler olmuştu. Bu sezon, geçen yıl sıkılan kemerlerin de etkisiyle Bursaspor yine transferde açılma şansı yakaladı. Paul Le Guen geçen sezon ilk yarıyı 27 puanla 5. bitiren takımın üzerine 8 as oyuncu transfer ettirdi. Barış, Titi, Ekong, Agu, Badu, Delarge, Kembo ve Yusuf Erdoğan. Bunlar geçen yılkiler gibi 300-500'lük değil. 1 milyon - 1.5 milyonluk oyuncular.

Sonuç? Oyun kalitesi aynı... Geçen sezon Hamzaoğlu küfür yediğinde 16 haftada 27 puanı var. Bugün Le Guen ayakta alkışlanırken 17 haftada 25 puan almış. Geçen sezon, bu yıl yedek olanlar oynamış 27 toplamış, bu sezon yedeklerin üzerine 8 as adam gelmiş ve daha az puan almışlar. Le Guen de devre sonunda açıklama yapıyor, diyor ki 2-3 oyuncuya daha ihtiyacımız var. 8 yetmemiş tüm 11'i yenileyecek. Taraftar da buna destek veriyor. Halbuki almak bitmez. Oyuncuları oldukları seviyenin üzerine çıkaramazsan sürekli transfer yaparsın. Ertuğrul Sağlam döneminde yedek olan Harun, Hamzaoğlu döneminde kazanılıp bu kadar seviye atlamasa bugün kaleci de almak zorunda kalırsın. Şenol Güneş Babel'i bu seviyeye çıkarmasa Beşiktaş'a sol açık da lazım. Yani elindeki oyuncuları yükselteceksin ki transfer ihtiyacını azaltabilesin. Bu konuda Türkiye'de takdir edilesi teknik adamlar var. Konyaspor'da son derece ucuza kurduğu kadrolarla bir kere ligi 3. bitiren bir kere de Türkiye Kupası'nı kazanan Aykut Kocaman bunlardan biri.

Ali Turan ondan önce TFF 1. Lig seviyesi bir oyuncuydu. Yerine transfer istemeyi bilmiyor muydu? Serkan Kırıntılı aynı, Rizespor göndermişti... Bosna Hersek Ligi'nden getirdiler Riad Bajic'i bir sezon sonra Udinese'ye 5.5 milyon euroya sattılar. Bir değil iki değil bir sürü futbolcu yetiştirdi sattı, o gitti ne mi oldu? Konyaspor sezon başı 3 tane forvet aldı. Biri Katar'dan, biri Birleşik Arap Emirlikleri'nden biri de Çin'den! Yahu adam mı kalmadı! Bu üçünün de menajer çıkması olduğu o kadar bariz ki. Ve devre arasında üçünü birden kovup şimdi yeni forvet alıyorlar. Türk futbolunun kariyerinin son deminde burada lay lay lom takılıp 5-10 milyon eurolar kazanacak ihtiyar yıldızlara ihtiyacı yok. Türkiye Dünya 3.'sü olurken böyle olmadı, Denizlispor, Gaziantepspor ve Gençlerbirliği Avrupa Ligi'nde üst sıralara tırmanır Roma'yı, Liyon'u elerken böyle 3-4 milyon euroluk eski yıldızlar toplayarak kadro kurmadılar. Burak Yılmaz'ları çıkaran Şenol Güneş gibi, Niasse'ı çıkaran Hamzaoğlu gibi, Bajic'i çıkaran Kocaman gibi hocalara ihtiyaç var. Yoksa daha çok takım batar.

Bu takımların taraftarlarının da bilinçlenmesi gerek. Bu taraftarların babası, 2-3 bin liralık geliri varken borç harç yapıp 200 bin liraya Ferrari alsa bunlar "Vay babam ne vizyoner adam ailemizin altına dinamiti yerleştirdi, Ferrari aldı" demez. 5 ay sonra da icra memurları kapıya dayanıp evlerini elinden alınca da "Olsun baba hiç değilse 5 ay Ferrari izledik" demezler. Aksine "Yazıklar olsun baba, şov yapacağım diye aileyi dağıttın" derler. Bugün de taraftarların, 3 liralık geliri olan kulübe 30 liralık kadro kurulduğunda "Yahu ne oluyor bu vizyon değil kumar" diyebilmesi lazım.



GÜNCEL YAZILAR